Adjectives and Adverbs (Sıfatlar ve Zarflar Karşılaştırma)

Sıfatlar (adjectives) ve zarflar (adverbs) birlikte öğrenilirse, öğrenme daha kalıcı ve etkili olur. Bu yüzden bu dersimizde iki konuyu karşılaştırmalı olarak göreceğiz.

► Düzenli Değişen Zarflar (Regular Adverbs: Adjective + -ly)

Zarflar genellikle sıfatların (adjectives) sonlarına (-ly) takısı getirilerek elde edilir.

  • He is a slow player. (O yavaş bir oyuncudur.) — [slow: Sıfat - ismi niteler]
  • He plays slowly. (O yavaş oynar.) — [slowly: Zarf - fiili niteler]
  • He is a brave boy. (O cesur bir çocuktur.) — [brave: Sıfat - ismi niteler]
  • He fights bravely. (Cesurca kavga eder.) — [bravely: Zarf - fiili niteler]
💡 Temel Mantık:

Görüldüğü gibi bu cümlelerde sıfatın sonuna -ly eki getirilerek zarf elde edilmiştir. Sıfat olan kelimeler ismi (varlığı/nesneyi), zarf olan kelimeler ise fiili (eylemin yapılış şeklini) nitelemiştir.

Aşağıda, sonuna -ly getirilerek zarf yapılan bazı sıfatlar ve örnekleri verilmiştir:

Adjective (Sıfat) Adverb (Zarf) Örnek Cümleler (Sıfat & Zarf Karşılaştırması)
happy (mutlu) happily (mutlu bir şekilde) • She is a happy girl. (O mutlu bir kızdır.)
• She is dancing happily. (O mutlu bir şekilde dans ediyor.)
sad (üzgün) sadly (üzgün bir şekilde) • My dad is very sad today. (Babam bugün çok üzgün.)
• The singer is singing sadly. (Şarkıcı üzgün şarkı söylüyor.)
quick (hızlı) quickly (hızlıca / çabucak) • John is a quick player. (John hızlı bir oyuncudur.)
• John plays basketball quickly. (John hızlı bir şekilde basketbol oynar.)
bad (kötü) badly (kötü şekilde) • Some students are really bad. (Bazı öğrenciler gerçekten çok kötü.)
• Some students behave badly in the classroom. (Bazı öğrenciler sınıfta kötü davranıyorlar.)

► Düzensiz Değişen Zarflar (Irregular Adverbs)

Yukarıda bahsedilen kural bütün zarflar için geçerli değildir. Bazı sıfatlar, bu kuralın dışında kalırlar ve düzensiz değişirler. Bu zarfların mutlaka ezberlenmesi gerekmektedir.

good (sıfat) → well (zarf)

  • Mr. Halloway is a good teacher. (Bay Halloway iyi bir öğretmendir.)
  • He teaches well. (O iyi öğretir.)
💡 Açıklama:

Birinci cümlede "good" ismi nitelerken (good teacher), "well" fiili nitelendiriyor (teaches well). Standart kurala göre good sıfatı zarf olduğunda goodly olması gerekirdi. Fakat düzensiz olduğu için tüm kurallardan bağımsız olarak "well" şeklinde değişmektedir.

► Değişmeyenler (Sıfat - Zarf Aynı Kalanlar)

Bazı kelimeler ise hem sıfat olarak ve hem de zarf olarak aynı formda kullanılabilirler. Bunların tamamen ezberlenmesi lazımdır.

Adjective (Sıfat) Adverb (Zarf) Türkçe Anlamı
fastfasthızlı / hızlıca
hardhardzor, güç / sıkıca, çok
earlyearlyerken
latelategeç
highhighyüksek / yüksekte, yükseğe
lowlowalçak / alçakta, alçağa
nearnearyakın / yakında
farfaruzak / uzağa
deepdeepderin / derine
muchmuchçok
littlelittleaz
directdirectdoğrudan / direkt
wrongwrongyanlış / yanlışça
enoughenoughyeterli / yeterince
prettyprettyhoş, tatlı / oldukça
straightstraightdüz, direkt
kindlykindlynazik / nazikçe

Yukarıda belirtilenlerin dışında da hem sıfat hem zarf olarak kullanılabilen kelimeler vardır, ancak en yaygın olanlar yukarıda verilenlerdir.

► Örnek Cümleler (Examples):

  • I want a fast car. (Hızlı bir araba istiyorum.) — [Sıfat: araba ismini niteler]
    My car must go fast. (Arabam hızlı gitmeli.) — [Zarf: gitmek fiilini niteler]
  • There is a bus-stop near my house. (Evimin yakınında bir otobüs durağı var.) — [Sıfat: durağı niteler]
    The bus goes near my house. (Otobüs evimin yakınından geçer.) — [Zarf: geçmek fiilini niteler]
  • Deep rivers are dangerous. (Derin nehirler tehlikelidir.) — [Sıfat: nehirleri niteler]
    Don't dive very deep. (Fazla derine dalma.) — [Zarf: dalmak fiilini niteler]
  • The traffic sign is wrong. (Levha yanlış.) — [Sıfat: levha ismini niteler]
    People will get it wrong. (İnsanlar onu yanlış algılayacaklar.) — [Zarf: algılamak fiilini niteler]
  • The wall around the garden is high. (Bahçenin etrafındaki duvar yüksek.) — [Sıfat: duvarı niteler]
    The trees near it grow high too. (Yanındaki ağaçlar da yükseliyor.) — [Zarf: büyümek/yükselmek fiilini niteler]

► -ly ile Biten Sıfatlar (Adjectives Ending in -ly)

Genelde -ly ile biten kelimeler adverb (zarf) olur. Fakat -ly ile biten sıfatlar da vardır. Bu sıfatlardan kindly (nazikçe) haricindekilerin doğrudan bir adverb (zarf) hali yoktur.

lovelylivelylonelylowlylikelyelderlytimelysillyfriendly
💡 Zarf Olarak Anlatım:

Bu sıfatların adverb (zarf) manasını verecek şekilde kullanılması icap eden durumlarda, bu manalara yakın başka zarflar kullanılır ya da zarf öbeği (in a ... way / manner) şeklinde anlatılır.

► Örnekler (Examples):

  • All my friends are friendly. (Arkadaşlarımın hepsi candandır.) — [friendly: Sıfat]
    They behave in a friendly way. (Canayakın bir şekilde davranırlar.) — [in a friendly way: Zarf öbeği]
  • A new rise in salaries is likely. (Maaşlarda yeni bir artış muhtemeldir.) — [likely: Sıfat]
    The government will probably give a rise in salaries. (Hükümet muhtemelen maaşlara zam yapacak.) — [probably: Alternatif zarf kullanımı]

Yukarıdaki cümlelerde görüldüğü gibi friendly sıfattır ve zarf hali "in a friendly way" şeklinde ifade edilmiştir. İkinci örnekte ise likely sıfattır ve zarf hali "probably" olarak anlatılmıştır.

► Anlamı Değişen Zarflar (Adverbs with Changed Meanings)

Bazı sıfatlar -ly alınca adverb (zarf) olurlar. Fakat bunlar sıfat oldukları zamanki anlamı zarf oldukları zaman taşımazlar ve tamamen farklı anlamlar alırlar.

Önemli Karşılaştırma:

Örneğin, high "yüksek" demektir fakat highly "yüksek(çe)" değil "oldukça", "ziyadesiyle" manasında kullanılmaktadır.
Benzer şekilde low "alçak" demektir; fakat lowly "alçak(ça)" değil "tevazuyla, alçak gönüllülükle" demektir.

Bunun gibi sıfat manası ile zarf manası birbirinden değişik şekillerde mana veren kelimeler vardır ve bunlar dikkate alınmalıdır. Bunların kuralları yoktur; istisnai durumlardır ve ezberlenmeleri gerekir:

Adjective (Sıfat) Adverb (-ly Zarfı) Anlam ve Kullanım Farkı
high (yüksek) highly ziyadesiyle, oldukça, son derece
low (alçak) lowly tevazuyla, alçak gönüllülükle
near (yakın) nearly neredeyse, hemen hemen
late (geç) lately son zamanlarda, son günlerde
hard (zor, güç, sert) hardly ancak, güç bela, hemen hemen hiç
direct (direkt, dosdoğru) directly dobra dobra, açıkça / dolaysız olarak
warm (sıcak) warmly samimiyetle, içtenlikle
hot (sıcak) hotly iştiyakla, canı gönülden, hararetle
cool (soğuk, serin) coolly soğukkanlılıkla, soğuk davranarak
cold (soğuk) coldly samimiyet vermeksizin, soğuk bir tavırla
present (hali hazırda, mevcut) presently derhal, hemen, az sonra
short (kısa) shortly hemen, özet olarak kısaca, az sonra
scarce (nadir, ender, kıt) scarcely zar zor, hemen hemen hiç
bare (çıplak, kıraç) barely ancak, güç bela, ucu ucuna
sure (emin, kesin) surely kesinlikle, emniyetle, kuşkusuz