Quite and Rather (Quite ve Rather Kullanımı ve Farkları)

"Quite" ve "rather" derecelendirme zarflarıdır ve Türkçeye "oldukça, epey, bayağı, gerçekten, tamamen" şeklinde çevrilirler. Birbirlerine çok benzeseler de kullanım alanları ve kattıkları anlam tonları açısından aralarında önemli farklar vardır.

💡 Temel İlke:

QUITE: Genellikle olumlu veya nötr durumlarda hoşnutluk bildirmek için kullanılır. Ayrıca bazı fiil ve uç sıfatlarla "tamamen/kesinlikle" anlamına gelir.

RATHER: Çoğunlukla olumsuz, istenmeyen, aşırı veya beklenmedik/şaşırtıcı durumları pekiştirmek için tercih edilir.

► 1. "RATHER" Kullanımı

a) Olumsuz Sıfatlarla Anlamı Pekiştirme:

  • I had a rather difficult day. (Oldukça zor bir gün geçirdim.)
  • The weather is rather cold today. (Bugün hava oldukça soğuk.)

b) Bazı Fiillerle Kullanımı (like, enjoy, think vb.):

  • My father rather likes raw meat. (Babam çiğ eti bayağı bir sever.)

c) Karşılaştırma (Comparative) ile Kullanımı:

  • She is rather taller than her sister. (Kız kardeşinden bayağı bir uzun.)

d) Tercih Bildirmek İçin "Would rather" (Tercih etmek):

  • I would rather sleep than stay up. (Ayakta kalmaktansa uyumayı tercih ederim.)

e) "Rather than" (-den ziyade, yerine):

  • The society should be accused rather than him. (Ondan ziyade toplum suçlanmalı.)

f) "Too" Öncesinde (Aşırılığı Vurgulama):

  • The car was rather too expensive. (Araba bayağı fazla pahalıydı.)

g) Olumlu Sıfatlarla "Beklenmedik Şekilde / Şaşırtıcı" Anlamı:

  • Though I hadn't studied, my grades are rather good! (Çalışmadığım halde notlarım şaşırtıcı şekilde oldukça iyi!)

► 2. "QUITE" Kullanımı

a) Sıfat ve Zarflardan Önce ("Oldukça / Epey"):

  • My French is quite good. (Fransızcam oldukça iyi.)
  • He can speak French quite well now. (Artık Fransızcayı oldukça iyi konuşabiliyor.)
  • He looks quite tired. (O oldukça yorgun görünüyor.)
  • Your English is quite good. (İngilizcen oldukça iyi.)

b) İsimlerle Kullanım ("Quite a / an + İsim"):

  • Mr. Chalmers is quite an authority on playing darts. (Bay Chalmers dart oynama konusunda bayağı bir otoritedir.)
  • She is quite an expert in archaeology. (O arkeolojide epey uzmandır.)
  • He's quite an interesting man. (O çok ilginç bir adamdır.)
  • It's quite some time since we had a holiday. (Biz tatil yapalı epey zaman oldu.)

c) "Completely / Tamamen" Anlamında Kullanımı:

Bazı fiiller ve derecelendirilemeyen uç sıfatlarla quite, "tamamen/kesinlikle" anlamına gelir:

  • I could not quite understand what you said. (Ne söylediğinizi tam olarak anlayamadım.)
  • Are you quite sure? (Tamamen emin misiniz?)

d) Superlative (En Üstünlük) ile Vurgulama:

  • It's quite the worst film I have ever seen. (Şu ana kadar gördüğüm kesinlikle en berbat film.)

► "QUITE" vs "RATHER" Karşılaştırma Tablosu

Özellik QUITE RATHER
Genel Anlam Tonu Olumlu / Nötr (quite good, quite nice) Olumsuz / Eleştirel / Şaşırtıcı (rather difficult, rather cold)
İsimlerle Sıralama quite a / an + sıfat + isim a rather VEYA rather a + sıfat + isim
"Too" ile Kullanım Kullanılmaz rather too... (rather too hot / expensive)
Comparative ile Kullanılmaz rather + comparative (rather taller, rather better)
Tercih Kalıbı Kullanılmaz would rather ... than (tercih etmek)