Reciprocal Pronouns (Each other, One another)
Reciprocal pronouns (İşteş Zamirler); Türkçede "birbirini, birbirlerine, birbiriyle" anlamlarını karşılayan zamirlerdir. Bir eylemin iki veya daha fazla kişi/nesne arasında karşılıklı olarak gerçekleştirildiğini ifade eder.
Bu zamirlerin kullanılabilmesi için öznede en az iki kişi veya nesne bulunmalıdır. Bu nedenle tekil zamirlerle (I, he, she, it tekil haldeyken) tek başına kullanılmaz; özne daima çoğul veya birden fazla kişiden oluşmalıdır (we, you, they, Mary and Peter, the kids vb.).
| Zamir (Pronoun) | Kullanım Alanı | Örnek | Anlamı |
|---|---|---|---|
| Each other | Genellikle 2 kişi / nesne arasında | John and Mary helped each other. | John ve Mary birbirlerine yardım ettiler. |
| One another | Genellikle 2'den fazla kişi / nesne arasında | The students congratulated one another. | Öğrenciler birbirlerini tebrik ettiler. |
Not: Klasik dilbilgisi kuralına göre 2 kişi için each other, 3 ve üzeri kişiler için one another tercih edilse de, modern ve günlük İngilizcede her iki ifade de birbirinin yerine yaygın olarak kullanılabilmektedir.
► Karşılıklılık İlkesi ve Örnek Cümleler
- John and Mary helped each other.
→ John Mary'ye yardım etti, Mary de John'a yardım etti. - We kissed each other and said goodbye.
→ Biz onları öptük, onlar da bizi öptü ve vedalaştık. - They didn’t greet one another.
→ O onu selamlamadı, diğeri de onu selamlamadı.
► İyelik Hali (Possessive Form: each other's / one another's)
İşteş zamirlere kesme işareti ve -s takısı eklenerek "birbirlerinin ..." anlamında iyelik sıfatı gibi kullanılabilir:
each other's + isim (birbirlerinin ...)
one another's + isim (birbirlerinin ...)
- They helped to finish each other’s homework. (Birbirlerinin ödevini bitirmek için yardımlaştılar.)
- We always respect each other’s opinions. (Her zaman birbirimizin fikirlerine saygı duyarız.)
- I don't like borrowing one another’s car. (Başkalarının / birbirlerinin arabasını ödünç almayı sevmiyorum.)
► Daha Fazla Örnek ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Mary and Peter gave each other presents on their graduation party. (Mary ve Peter mezuniyet partisinde birbirlerine hediyeler verdiler.)
- The man and his wife kissed each other at the end of the ceremony. (Törenden sonra adam ve karısı birbirlerini öptüler.)
- Why were you talking to each other during the exam? (Sınav sırasında niçin birbirinizle konuşuyordunuz?)
- The staff congratulated one another after reaching the sales target. (Satış hedefine ulaşınca çalışanlar birbirlerini tebrik ettiler.)
- The kids spent the afternoon throwing the plastic ball to one another. (Çocuklar öğleden sonrayı birbirlerine plastik top atarak geçirdiler.)
İşteş zamirler karşılıklı eylemleri bildirirken, dönüşlü zamirler (themselves) eylemin kişinin kendisine döndüğünü gösterir:
- They looked at themselves in the mirror. (Aynada kendilerine baktılar — Herkes kendi görüntüsüne baktı)
- They looked at each other. (Birbirlerine baktılar — Göz göze geldiler)