This / That / These / Those (İşaret Zamirleri ve Sıfatları)
İşaret zamirleri ve sıfatları (Demonstratives); konuşmacının bir nesne veya insanla olan fiziksel veya zamansal/psikolojik mesafesini bildirir. Türkçe'ye "bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar" olarak çevrilir.
| Mesafe | Tekil (Singular) | Çoğul (Plural) | Anlamı & Açıklama |
|---|---|---|---|
| Yakın (Near) | This (Bu) | These (Bunlar) | Konuşucuya fiziksel veya zamansal olarak yakın olanlar |
| Uzak (Far) | That (Şu / O) | Those (Şunlar / Onlar) | Konuşucuya fiziksel veya zamansal olarak uzak olanlar |
► Fiziksel ve Psikolojik Yakınlık / Uzaklık
This ve that kullanımındaki yakınlık ve uzaklık kavramı yalnızca fiziksel bir mesafe olmak zorunda değildir; duygusal, zamansal veya fikirsel bir mesafe de olabilir:
- Is this John's house? (Bu John'un evi mi? — Ev konuşmacının hemen yanında / yakın)
- Who owns that house over there? (Şu karşıdaki evin sahibi kim? — Ev uzakta)
- These keys in my hand are yours. (Elimdeki bu anahtarlar senindir. — Çoğul, yakın)
- Look at those birds in the sky! (Gökyüzündeki şu kuşlara bak! — Çoğul, uzak)
- This is a wonderful surprise! (Bu harika bir sürpriz! — Olaya yakınlık ve benimseme)
- That has nothing to do with me. (Bunun benimle hiçbir alakası yok. — Konudan uzaklaşma / mesafe koyma)
► Kullanım Alanları ve Cümle Kalıpları
Bir ismin önüne gelerek o ismi işaret eder:
- Can you see that house? (Şu evi görebiliyor musun?)
- These books are very interesting. (Bu kitaplar çok ilginç.)
Tekrarı önlemek için 'one' (tekil) veya 'ones' (çoğul) sözcükleriyle birlikte kullanılır:
- This car looks cleaner than that one. (Bu araba, şundakinden daha temiz görünüyor.)
- I like these shoes, but those ones are too expensive. (Bu ayakkabıları beğendim, fakat şunlar çok pahalı.)
Sıfat tamlamasının en başına gelir:
- Do you remember that great day in London? (Londra'daki o mükemmel günü hatırlıyor musun?)
- This delicious meal was cooked by my mother. (Bu lezzetli yemeği annem pişirdi.)
Bahsedilen nesne veya durum zaten biliniyorsa isme gerek kalmadan tek başına kullanılır:
- I will never forget this. (Bunu asla unutmayacağım.)
- What is that? (Şu nedir?)
Yakınlık veya uzaklığa dinleyici değil, konuşan kişi kendi konumuna göre karar verir. Dinleyen de yanıt verirken kendi mesafesine göre zamir seçer:
- Is this a chair? — Yes, it is a chair. (Bu bir sandalye midir? — Evet, o bir sandalyedir.)
- Is this a pen? — No, it is not a pen. (Bu bir tükenmez kalem midir? — Hayır, o bir tükenmez kalem değildir.)